Home / Bilgiler / Pogonofor Nedir
SPONSORLU BAĞLANTILAR

Pogonofor Nedir

Sponsorlu Bağlantılar

Denizde yaşayan bu hayvanların adları gerçekten “Sakallı” anlamına gelir. Belki bu isim biraz gülünçtür ama bu grubun bütün tarihçesine de uygundur. Pogonoforlar, hayvanlar aleminin 1914’e kadar hiç bilinmeyen bir kolunun temsilcisidirler. Bu kol deniz zoolojisi uzmanlarının ilgisini ancak 15 yıldan biraz daha uzun bir süre önce çekmeye başlamıştır. Ama şimdi pogonoforların, sayıları en fazla ve en yaygın deniz hayvanlar oldukları anlaşılmaktadır. Pogonoforların 100 ya da daha fazla bilinen türü vardır. Bu hayvanlar solucana benzerler ve son derecede incedirler. 12.5 santim boyundaki bir pogonoforun eni sadece 0.5 mm.dir. Bunların çoğu 5-7.5 santim kadardırlar. En uzunun boyu 30 santimden biraz fazla olabilir. Her pogonofor kendisinden biraz daha geniş olan kemiksi, saydam bir boruda yaşar. Ama borunun boyu hayvanın kinin beş katıdır ve bunun üzerinde boylamasına aralıklı, halkaya benzer işaretler vardır. Pogonofor değişik bölütlerden oluşmuştur. Her bölütün biçimi biraz değişiktir, önde dokunaç ya da dokunaçlar (tentikül) bulunur. Bazı türlerde 200 ya da daha fazla
dokunaç olabilir. Dokunaçların üzeri püskül gibi “pinnula”larla kaplıdır. Arka uçda dikenler ya da kısa kıllar vardır. Bunlar yer solucanları ve kıllı deniz solucanlarının vücutlarında kilere benzer. Herhalde hayvanın borusunun içinde aşağı yukarı hareket etmesine yardım etmektedirler. Pogonofor da henüz ağız veya başka özel organ bulunmamıştır. Bu hayvanlar şimdi bütün okyanuslarda, özellikle büyük derinliklerde bulunmaktadır. Pogonoforlar 7500 metre derinliğe kadarki kesimlerde yaşamaktadırlar. Ancak son yıllarda, sığ sularda da pogonoforlar görülmüştür.
ESRARLI BORU SAKİNLERİ

Tarakla denizlerin dibinden çıkarılan ve ancak birkaç saat sağ tutulabilen canlı pogonoforları incelemek zordur. Bu hayvanların yaşamları konusunda bilgi ancak ölülerinde görülen şeylere dayanılarak elde edilebilmektedir. Pogonoforlar sadece deniz dibinin ince çamur halinde olan kesimlerinde yaşarlar. Zamanlarının önemli bir bölümünü suyu yarı sızdıran borularının içinde geçirirler. Bu tüplerden su geçebilir. Bu durum, borunun içinde yaşayan hayvan için önemli olabilir; çünkü içeri giren su solunum için gereken oksijeni de getirir. Hayvanı iyice büyülten elektron mikroskobuyla yapılan incelemeler, pogonoforun vücut yapısının çok karmaşık olduğunu ortaya koymuştur. Vücudunda bir sinir ağı ve alyuvarla kırmızı kanını aktığı damarlar da vardır. Hiç bir sindirim organı görülmemiştir. Pogonoforda beyine en yakın olan şey, sinir hücrelerinden oluşmuş bir gruptur. Yani gangliyon yığınıdır. Canlı pogonoforlarla yapılan deneyler bu hayvanların dokunulmaya sadece hafif bir tepki gösterdiklerini ortaya koymuştur.
BESLENME SORUNU

Pogonoforların beslenmeleri konusu çok değişik tahminlere yol açmıştır. Bu hayvanlar sudaki besin parçacıklarıın dokunaçların daki pinnulalarla yakalayarak mı beslenmektedirler, yoksa pinnulalar yapışkan bir salgı salmakta ve besin parçacıkları bunlara mı yapışmaktadır. Bazı uzmanlar ise pogonoforun besin parçacıkları bulabilmek için çamurun yüzeyini dokunaçlarıyla taradığını düşünmektedirler. Çok sayıda dokunaç olduğu zaman bunlar borular ya da karmaşık spiraller oluşturmaktadırlar. Besinlerin spirallere
Siboglinumun tek dokunaçı çoğu zaman çöreklenerek böyle helezon biçimini alır.
Kuzeydoğu Atlantikte yeni bulunan Azs olungaçlı İvanov türü pogonoforun ender görülen fotoğraflarından biri takılarak, sanki hu dokunaçlar bir dış mideymiş gibi sindirildikleri düşünülmektedir. Bu dokunaçlar ayrıca besinlerin dışarıda sindirilmesini sağlayan sıvılar da salgılayabilirler. Üzerinde en çok durulan görüş şudur: Pogonoforlar deniz suyunda erimiş olan besleyici maddeleri derileriyle almaktadırlar. Ama bütün bunlar henüz ilginç varsayımlar olmaktan ileri gidememiştir.
BİLİNMEYEN ÜREME YÖNTEMLERİ

İncelenmiş olan bazı pogonoforlarda sarısı bol iri yumurtalar görülmüştür. Bazılarında ise kapsüller ya da spermatoforlar içinde spermler. Ama spermler, başka bireylerdeki yumurtalara doğru gitmeleri için, sadece denize mi salınmaktadır, yoksa pogonoforlar basit bir çiftleşme yöntemiyle mi birleşmektedirler İşte henüz bunlar bilinmiyor. Hayvanların bulundukları yerdeki sayılan ve yoğunlukları konusunda da hesaplar yapılmıştır. 90 santimetre karelik bir alana düşen pogonofor sayısı 50-500 arasında değişmektedir. Ama en kalabalık bir kesimde bile hayvanlar bir- birleriyle temasa geçmekte zorluk çekebilirler. En makul varsayım şudur: Pogonoforlar spermlerini denize dökmektedirler. Ancak bunların kapsül içinde bulunması, erkeğin spermlerini dişinin üzerine ya da onun borusunun içine yerleştirdiğine işaret etmektedir. Bazı borularda embriyonlar yuvarlaktır. Ön ve arka uçlarda tüylerden oluşmuş (kirpik-sil) iki kuşak vardır. Kirpikler dalgalanarak suyu döverlerken embriyon da kendi ekseni etrafında ağır ağır döner. Daha sonra embriyon uzar ve larva diye tanımlanabilecek bir duruma gelir. Bunda ileride belirecek olan saç gibi olgun ponogoforun ilk izleri görülebilir.
EN GENÇ GRUP

Pogonoforlarm varlığı bile, 1914 yılma kadar bilinmiyordu. Kimsenin böyle bir grup ‘olduğuna şüphe ettiği de yoktu. 1914 de Fransız hayvan bilim uzmanı Profesör M. Caullery, örnekleri inceledi. Bunlar Malay takımadalarının etrafındaki denizleri tarayan Hollanda gemisi Sihoga tarafından bulunmuştu. Caullery 1914’den 1944’e kadar örneklerin üzerinde çalıştı ama, onlarla diğer hayvanlar arasında bir bağ kuramadı, örneklere Hollanda gemisinin adım verekek bunları “Siboglinu tanımladı. “Linum” Latince biı sözcüktü ve “keten ipliği” anlamına geliyordu. Sonra i yad ae Pasifik’ten yeni örnekler çıkarıldı ve bu hayvanların yozlaşmış kıllı solucanlar oldukları görüşü ağırlık kazandı. Sovyet araştırma gemileri Okhotsk denizinde, daha sonra da Hint Okyanusu, Kutup denizleri ve Atlantik’te çok sayıda örnek bulmaya başladılar. Rus zooloji uzmanı AV. İvanov 1955 de bunların yeni bir grup oldukları kanısına vardı ve bu filumu “Pogonofor” diye tanımladı. Kısacası hayvanlar âleminin yepyeni bir bölümü ortaya çıkarılmıştı. Pogonoforlar türlü şekillerde tanımlanmışlardır

‘İplik gibi”, “sicim parçalarına benziyorlar!” “Torba ağ sicimi gibi.” Hatta bu hayvanlar hor görülerek onlar için “iyice çiğnenmiş sicime benziyorlar” bile denilmiştir! Artık araştırma gemilerinin denizlerde taraklarına böyle karmakarışık iplikçiklerin sık sık takıldığım biliyoruz. Taraklar güverteye boşaltıldıkları zaman bu iplik yığınları orada karmakarışık bir görünüm veriyorlardı. Bir İngiliz araştırma gemisinde bunlara “Gubbinler adı verildi ve kürekle tekrar denize atıldı. (Gubbins bir argo terimidir. Bilim adamları çoğu zaman bunu tanınmayan, “önemsiz” cisimler için kullanılar) Yalnız bu durum, pogonoforların okyanusun dibinde ne kadar çok olduklarını gösterir. Ayrıca neden kimsenin aldırmadığını da açıklar. Pogonoforlar önemsiz iplik yığınlarına benzerler. Pogonoforlar konusunda öğrenilmesi gereken daha çok şey vardır. • Bunlardan bazıları omurgalıların evrim tarihçesini aydınlatabilir. Son zamanlarda pogonoforların palamut başlı solucan gibi omurgalıların öncüsü sayılan hayvanlarla yakın akraba oldukları düşünülmektedir

 

SPONSORLU BAĞLANTILAR

About volkan

Check Also

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Deniz mahsullerinin bulaşıcı olmasını açıklayan değişik faktörler vardır. Kabuklu deniz ürünleri, deniz altındaki doğal barınaklarda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir