Home / Bilgiler / Yeşil Su Kurbağasının Yaşam Hikayesi
SPONSORLU BAĞLANTILAR

Yeşil Su Kurbağasının Yaşam Hikayesi

Sponsorlu Bağlantılar

Yenilir türden olan yeşil su kurbağaları, adi su kurbağalarından oldukça büyüktür. Erginliğe eriştikleri zaman boyları 6.25-10 santimi bulur, üzerlerinde ki şekiller daha koyu ve belirlidir, özellikle arka kısımlardaki sarı siyah ‘mermer damarı’ gibi hareler böyledir. Yeşil su kurbağasının başı, adi su kurbağasının kinden daha incedir. Gözden geriye doğru uzanan koyu renk leke de bunda yoktur. Bu kurbağa kıç taraflarının üst yüzeyindeki hare ve sırtından kuyruğa doğru uzanan açık renk çizgiyle de ötekinden ayırtedilir. Genel renk, bir türden diğerine değişir. Eti yenilebilen yeşil su kurbağası güneşe çıktığı zaman, adından da anlaşılacağı gibi, yeşildir. Kış uykusunun sonunda ise kahverengiye dönüşür. En belirgin özellik sadece erkeklerde görülür. Kulağın hemen aşağısında dış ses keseleri vardır. Kurbağa vıraklarken bunlar şişerek büyük bir bezelye iriliğini alırlar.
Yenilir tür yeşil su kurbağasıyla bunun yakın akrabası olan bataklık kurbağasının orta Avrupa ‘da yaşadıkları yerler birbirine girmiş durumdadır. Bataklık kurbağası burada yavru yapmadan iki hafta önce çiftleşir. Ama bu kötü hava yüzünden gecikirse o zaman bataklık kurbağasıyla yeşil su kurbağası arasında da çiftleşme olabilir.

İNGİLTERE’YE YENİ GELENLER Eti

Yeşil Su Kurbağasının Yaşam Hikayesi
Yeşil Su Kurbağasının Yaşam Hikayesi

yenilen yeşil su kurbağasının vatanı Avrupa ve kuzey Asya’dır. Bu hayvan birkaç kez İngiltere’ye de getirilmiştir. Kayıtlara ilk geçen ilk İngiltere’ye yerleştirme çabası’nın tarihi 1837 dir. O yıl 200 yeşil su kurbağası Norfolk da sulara salıverilmişti. Daha sonraki 5 yıl içerisinde Mr. Barney adında biri, yaklaşık 1.700 kurbağa getirtmişti. Amacı neydi, bu bilinmiyor. Ama adamın bir hayli zahmete katlandığı anlaşılıyor. Mr. Barney bu iş için özel sepetler yaptırmıştı. Her birinin takılıp çıkabilen bir sıra rafı vardı. Bunlara nilüfer yaprakları dikilmişti. Bu, ‘Kurbağaların rahat etmeleri ve kendilerini evlerinde sanmaları içindi’. Başlangıçta bu koloniler geliştiler. Ama toprak akaçlaması yuvalarının çoğunu ortadan kaldırdı. Geriye birkaç dağınık grup
kaldı. O yıllardan sonra Avrupa’dan getirilen kurbağalarla Surrey, Hampshire, Oxfordshire ve Bedfordshire’ra yeni yeni koloniler kuruldu. Ama bu gruplar bir süre sonra ortadan kalktılar. İngilterede ki koşulların, bilinmeyen bir nedenle, etleri yenilen kurbağalara yaramadığı anlaşılmaktadır. Yeşil su kurbağaları, gölcüklerde adi su kurbağalarından daha fazla kalırlar. Gölcük kuruduğu takdirde, başka su birikintilerine göç ederler. Bazen geceleri, beslenmek için, karaya çıktıkları da olur. Ancak genç yeşil su kurbağaları, genç adi su kurbağaları gibi etrafta dolaşmazlar. Ergin yeşil su kurbağaları gölcüklerin dibindeki çamurda ya da kıyıda kış uykusuna yatarlar. Gençleri ise kıyıya çıkar ve sürünerek yarıklara ya da kütük ve taşların altına girerler. Nisanda kış uykusundan uyanırlar. Bunun kesin tarihi havaya göre değişir.

AVININ ÜZERİNE ATLAMA

Yeşil su kurbağalarının, özellikle gençlerinin avları genellikle böceklerdir. Bunların arasında karıncalar, eşek arıları, sinekler, kın kanatlı böcekler, kelebekler ve güveler vardır. Kurbağa, sazların arasına gizlenerek pusuda bekler. Sonra birden avının üzerine atılır. Bazen uçan böcekleri bile yakalar. Kurbağa uzanabilen dilini, küçük böcekleri yakalamak için kullanır. Ama yusufçuk gibi büyük avları; hatta keler, küçük balık, memeli ufak hayvanlar ve kuşlar gibi daha büyük kurbanları çenesiyle yakalar ve ön ayaklarıyla ağzına tıkar.

DEV TETARLAR

Yeşil su kurbağanın yaşam hikayesi adi su kurbağasının kine benzer. Çiftleşme, kış uykusundan kalkılmasın dan bir ay ya da daha uzun bir süre sonra olur. Bu sırada vıraklamalar çok duyulur. Vıraklama bütün yaz sürer. Birkaç yüz erkek kurbağadan oluşan koronun sesi bir buçuk kilometre uzaktan duyulabilir. Bu, hep bir arada vak vaklayan bir sürü kazın sesine benzer. Çiftleşme sırasında erkeklerin sayısı dişilerden fazladır. Orantı 1 e 8 ya da lOdur. Ama diğer hayvanların çiftleşme sırasındaki davranışları bilindiği için erkek kurbağaların kavga ettikleri ya da itişip kakıştıkları sanılır. Oysa böyle bir şey olmaz. Dişi-erkek iki kurbağa, eşsiz erkeklerden oluşan bir kalabalığın ortasında hiç rahatsız edilmeden, çiftleşebilirler. Ama bu çift, birleşme sırasında, birbirlerinden ayrıldıkları takdirde, dişi hemen bir başka erkek tarafından yakalanır. Erkek, anfleks sırasında diğer birçok kurbağalarda olduğu gibi, dişiyi çok sıkıca tutmaz. Bu yüzden birleşme sırasında birbirinden kopma sık görülen bir şeydir. Onun için bir tek dişinin yumurtalarının ayrı ayrı grupları, iki ya da daha fazla erkek tarafından döllenebilir. Yumurtlama gölcüklerin kıyısındaki sığ sularda olur. Bir dişi 10.000 kadar yumurta bırakabilir. Ama Britanya adalarındakilerin 2.000 den fazla yumurta döktükleri görülmemiştir. Yumurtalar, adi su kurbağasının aksine büyük yığınlar değil, 250 lik gruplar halinde bırakılır. Su yosunlarının arasına yumurtlandıktan için de yüzeyde yüzmezler. Tetarlar 10 gün içinde yumurtadan çıkarlar. Adi su kurbağalarının tetarlarına benzeyen bir şekilde gelişirler. Ama gelişme hızı çok farklıdır. Bazı tetarlar yumurtadan çıktıktan sonra 3-4 ay içerisinde çabucak gelişerek 2.50 santim büyüklüğünde küçük kurbağacıklar halini alırlar. Ama bazıları kış gelmeden önce gelişme evresini tamamlamayı başaramazlar. Çoğu ölür; bazıları yaşarlar ve daha küçük kurbağacıklar halini almadan boyları 6.25 santimi bulur. Bazen başkalaşım geçiremezler ve tetar olarak yaşamayı sürdürürler. Bu da bir neoteni örneğidir. Böyle bir tetar, bir laboratuarda 11 ay yaşamış ve boyu 11.80 santimi bulduğu zaman ölmüştür. Yeşil su kurbağaları 2 yılda cinsel olgunluğa erişirler ve ancak dört ya da beşinci yılda tam ergin birey olurlar.

KURBAĞA AVLAMA

Yeşil su kurbağalarının düşmanları da adi su kurbağalarının ki gibidir. Ayrıca yeşil su kurbağası, insanlar tarafından değerli bir yiyecek sayılmak şansızlığına da maruzdurlar. Yenilenler, sadece bu tür kurbağalar değildir. Adi su kurbağaları da, yeşil kurbağalar kış uykusundan kalkmadan önce yakalanır. Dünyanın çeşitli kesimlerinde de diğer tür kurbağalar yenir. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde öküz kurbağası beğenilen bir yiyecektir. Yeşil su kurbağası ünlü ‘kurbağa bacağı’ yemeğini yapmakta kullanılır. Bunlar, ringa balıkları gibi, çıtır çıtır kızartılıp ya sosla yenilir veya İtalyan türü çorbaya konulur.
Yeşil su kurbağaları genellikle olta ipi ve kamışıyla avlanır. Olta iğnesi kullanılmaz. Onun yerine kurbağaların önüne parlak renkli bir ‘yem sallandırılır. Kurbağaların buna doğru atılmaları için yemin daima hareket ettirilmesi gerekir. Takıldıktan sonra, kurbağalar daha yemi bırakmadan, çabucak sudan alınırlar. Genellikle, uydurma yem olarak, kırmızı bir fanile parçası ya da parmağın etrafına sarılan birkaç metre iplikten oluşmuş bir yumak kullanılır. Aslında renk önemli değildir. Önemli olan yemin daima hareket ettirilmesidir. Kurbağaların gözleri, kımıldayan şeylere tepki gösterecek şekilde gelişmiştir. Yeşil su kurbağasının beslenme yöntemleri arasında, gölcüğün hemen üzerinde uçuşan böcekleri yakalamak için, sudan yukarı doğru sıçramak da vardır. Bu yüzden oynatılan herhangi küçük bir yalancı yem bu tepkiyi yaratır. Kurbağa sudan sıçrayarak yemi çeneleriyle yakalar. Hayvanı tutmak için onu hemen yukarı çekmek gerekir. Kurbağa avına sıcak yaz günlerinde çıkılması iyi olur. Çünkü eti yenilen yeşil su kurbağası, bütün soğukkanlı hayvanlar gibi, ısının yükselme oranına göre daha hareketli olur ve yemi de daha çabuk kapar. Tecrübeli bir kurbağa avcısı, oltasını indirip kaldırma ve hayvanları ustalıkta avucuna kaydırma hızına göre, arka arkaya bu yaratıklardan birçok yakalayabilir. Bir kişiye yetecek bir yemek için 15-20 kurbağaya gerek olduğunu saptamıştır. Bir avcı ise, uygun havada, bir günde yüzlerce kurbağa avlayabilir.

KURBAĞALAR VE ELEKTRİK

İtalyan fizyoloji uzmanı Galvani’nin, 1786 da, bir yeşil su kurbağasının derisi yüzülmüş bacağına elektrik akımıyla şarj edilmiş bir neşteri dokundurduğu zaman, bunun titrediğini farkettiği hikaye edilir. Bazen bu hikaye süslenilir ve Bayan Galvani’nin daha önce durumun farkına vardığı söylenilir. Bayan Galvani, kurbağa bacağı çorbası yapmaya hazırlanırken, kullandığı neşter kocasının elektrik aygıtlarından bir tarafından kazara ve tesadüfen şarj edilmiştir. Aslında gerçek şudur; Galvani bu etkiyi yıllardan beri biliyordu. Italyan fizikçisi, demir bir çubuğa bağlı bakır halkalara yeşil su kurbağaları asmış ve hayvanların harekete başladıklarını görmüştü. Galvani kasların büzülmesinin nedeninin ‘hayvan elektriği’ olduğunu düşünüyordu. Bunu, kurbağaların sinirlerinden kaslara, sözü edilen o iki maden iletmişti. Buna iyice inanan Galvani, yaşamının sonuna kadar, bu garip güç kaynağını incelemeyi sürdürdü. Oysa diğer deneyler bu iki ayrı madenin birbirine bağlanmasının kasları büzülmek için uyaran bir elektrik şarjının temeli olduğunu ortaya çıkarmıştı. Kurbağa bacaklarının bu olaya tek katkıları elektriği geçirecek bir iletken oluşturmalarıydı. Ama su kurbağası, hareketi yanlış anlaşılmışsa bile, bilimin ilerlemesinde bir süre için üne erişmişti.

SPONSORLU BAĞLANTILAR

About volkan

Check Also

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Deniz mahsullerinin bulaşıcı olmasını açıklayan değişik faktörler vardır. Kabuklu deniz ürünleri, deniz altındaki doğal barınaklarda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir