Home / Bilgiler / Taklitçi Eşek arısı Sineği
SPONSORLU BAĞLANTILAR

Taklitçi Eşek arısı Sineği

Sponsorlu Bağlantılar

Taklitçi eşek arısı sineği belki de uçan böceklerin en ustasıdır. Sinek havada asılmış gibi durur sonra da birden yana, ya da öne veya arkaya hızla kayar. Yukarı aşağı hareket ederek yine durur. Bu böcek Sirfid familyasından iki kanatlı bir sinektir. Kalabalık sürüler halinde çiçeklere üşüşerek bal özüyle beslenir. Amerika’da bu böceğin diğer bir adı da, ‘Çiçek sineğidir. Sinek çiçek tozlaşması konusu da önem bakımından sadece arılardan sonra gelir.

Bu sineklerin çoğu ilk bakışta vespa ve arılara benzerler. Vücutlarında siyal} ve parlak renklerden oluşan belirgin şekiller vardır. Ya da gövdeleri kısa, sık kıllardan oluşan bir tabakayla kaplıdır. Bunun üstünde de çeşitli şekiller görülür. Bu familyadan belirli bazı cinsler aynı yörede yaşayan vespa ve arılara çok benzer. Bundan da sineklerin onları taklit ettiği kesinlikle anlaşılır.İki kanatlı sineklerin çoğu hoşumuza gitmez. Çünkü bu grupta karasineklerle sivrisineklerde vardır. Ama taklitçi sineklerin hemen hepsi zararsızdır ve çoğu da hem güzeldir, hem de yararlıdır.Taklitçi sineğin iki cinsi çok yaygındır. Sarı-siyah çizgili olan küçük taklitçi eşek arısı sineği ve adi taklitçi ile arıya benzeyen iri taklitçi. Bunlar genellikle yazın sonlarına doğru görünürler.

YAŞAYAN HELİKOPTER

Taklitçi eşek arısı sineği güneşte ve sıcak havada çok faal olur. Bal özü depoları açıkta olan çiçeklerin üzerinde uçuştukları ve beslendikleri görülür. Sinekler, çiçeklerin yukarısında asılmış gibi dururken iki yana sallanırlar ama yine aynı yerde kalmayı başarırlar. Bu ilk bakışta sanıldığından daha da önemli bir kontrollü uçuş başarısıdır. Çünkü sineğin içinde durduğu hava hareketsiz değildir. Hemen her zaman bir sürükleme ya da ‘rüzgar’ vardır. Ayrıca yükselen hava akımları  dalların ve diğer engellerin etrafından dolaşan rüzgar anaforlara sebep olur. Bu yüzden sinek, yukarı aşağı, sağa ya da sola sürüklenmemek için kanat çırpışlarında durmadan çok ufak değişiklikler yapmak zorundadır. Taklitçi sineğin yerini görme duygusuyla koruması çok mümkündür. Böceklerin gözleri görüntü oluşturmak konusunda bizimkiler kadar başarılı değildir. Ama hafif hareketleri bizden daha iyi fark ederler. Böylece sinek yerinden pek hafifçe de kaymış olsa bunu hemen fark eder ve çabucak düzeltir. Böylece etrafındaki havaya değil, görüş alanındaki kımıldamayan cisimlere göre hareketsiz kalır. Taklitçi sinek arada sırada yerinden hafifçe uzaklaşır ve bu durumu da yukarıda sözü edilen, iki tarafa doğru sallanma hareketleriyle düzeltir.Taklitçi sineğin gözleri diğer böceklere oranla çok büyüktür. Yusufçuk ve azgın sinek çok iri gözlü böceklerin görme duygularının keskin olması gereklidir. Çünkü bunlar kanatlı avlarını havada yakalarlar. Oysa taklitçi sinek çiçeklerin bal özüyle beslenir. Çok gelişmiş görme duygusu da ancak, havada durabilmesinin dakik biı şekilde kontrol edilmesi gerektiği fikriyle izah edilebilir.Taklitçi eşek arısı sineğinin diğer acayip bir özelliği de bir yere konduktan ve kanat çırpmaktan vazgeçtikten sonra bile vızıldamasını ya da ‘şarkı söylemesini’ sürdürmesidir. Bu sesin toraksın titreşmesi sonucu çıktığı sanılmakta ama sebebi bilinmemektedir.

ÇEŞİTLİ LARVA

Taklitçi sineklerin çoğunun kısa hortumunun ucunda süngere benzer bir uzantı vardır. Böcek bununla şekerli sıvıları toplar. Sinek, sarmaşık gibi, bal özü depoları açıkta olan çiçeklerden bal özü alabilir. Bazılarının çan biçimi çiçeklerin içine sokabildiği bir tür ‘burunları’ vardır. Doğuda yaşayan bir tür olan ışıltılı yalancı arının hortumu uzundur ve boru çiçeği gibi çiçeklerle beslenir. Taklitçi yalnız bal özünü değil, yaprak bitlerinin bitkinin yüzeyine saldığı tatlı sıvıyı da yer. , Ergin taklitçi sineğin beslenme yöntemlerinin hemen hemen aynı olmasına karşılık larvanın-ki çeşitlidir. Bunlar ağaç bitlerini ya da yeşil sineği avlayabilirler. Çoğu zaman pek pis yerlerde çürümüş organik maddelerle beslenirler. Ağaçlardaki yaralardan sızan sıvıları içerler. Yaşayan bitkilerin saplarına ve köklerine girer ayrıca arı, eşek arısı ve karınca yuvalarındaki kalıntıları yerler.

Yaprak bitlerini öldürenlerin arasında en kalabalık ve tanıdık olan taklitçi sineklerdir. Bunların larvası sümüklü böcek biçimindedir. Gövdesi ön uçta daralarak boynumsu bir biçim alır. Gözleri yoktur, kafası ufaktır. Bitkiye üşüşmüş olan yaprak bitlerini bulmak için dokunma duygusundan yararlanır. Bitlerin arasında dolaşarak kaim boynunu sağa sola sallar. Yaprak bitleri kaçmaya kalkışmazlar. Onun için bu yöntem çok başardı olur. Larva pek küçükken günde 3-4 bit yer. İyice büyüdüğü sırada bu sayı 50-60’a çıkabilir. Çürük maddelerle beslenen en ilginç larva iğnesiz arı diye adlandırdan sineğinkidir. Çoğu zaman ‘fare kuyruklu kurt’ diye anılan bu larva genellikle gübre yığınlarının etrafında toplanan birikintide yaşar. Suda az oksijen vardır. Fare kuyruklu kurdun arka ucunda bir soluma borusu ya da sifon bulunur. Bu bir teleskop gibi uzatılabilir ve gerekirse 10 santime kadar uzar. Yaralı ağaçlardan akan sıvıyla beslenen taklitçi sinek tanıdık cinslerden değildir. Bitkilerin içine girenler ise taklitçi sineklerin zararsız olduğunu açıklayan kurala uymayan istisnalardır. Zerrin sineği larva devresini zerrin ve fulya soğanlarının içinde geçirir. Bunları yiyerek mahveder. Soğanların geniş ölçüde yetiştirildikleri yerlerde büyük zarara neden olabilir. Ergin sinek iri ve tüylüdür, çiçek arısına benzer.

ARILARIN DÖKÜNTÜLERİYLE BESLENİYOR

Güzel bir tür olan iri taklitçi eşek arısı sineğinin larvaları arı, vespa ve karınca yuvalarındaki artıklarla beslenir. Dişi yuvaya girerek yumurtalarını bırakır, çıkan larvalar ‘çöplükte’ yaşar. Yani kovanın altındaki, ölü larva ve ergin arıların atıldıkları yerde.. Ölüler ve diğer yenilebilir döküntülerle beslenirler. Hayat şekli işgal edilen yuvanın tipine bağlıdır. Ama her vakada arılar ve vespalar yumurtlayan dişilerle larvaları kabul eder. Oysa bu böcekler genellikle kovanlarına yabancıların girmesini hiç hoşgörüyle karşılamazlar. Adi iri taklitçi sineğin dişisi yumurtalarını genellikle çiçek arılarının yuvasına bırakır. Ergin sinek anlara çok benzer. Bundan başka bu cinsin belirli iki çeşidi vardır. Bunların her biri

belirli bir çiçek arısı türüne benzer. Sineklerin yuvalara bu sayede girebildiğini düşünebiliriz ama bu da kesin değildir. Çünkü bu sineklerin hiç benzemedikleri eşek arılarının yuvalarında ürediği de bilinen gerçekler arasındadır.

SAMSON EFSANESİ

Yalancı sineklerin eşek arılarına ve arılara benzemesi tarihin ilk çağlarında bir efsanenin doğmasına ve bunun XVII. yüzyıla kadar da süregelmesine sebep olmuştur. Bu efsaneye klasik Roma ve Eski Yunan yazarlarının kitaplarında ve Ahdi Atik’teki Samson’la aslan hikayesinde rastlıyoruz.

O günlerde iri bir hayvanın leşi çürümeye bırakıldığı takdirde bir arı sürüsü oluşturulacağına inanılıyordu. Genellikle bu iş için bir boğa önerilmekteydi. Aslında gerçek şuydu: İğnesiz arı sineği çürüyen, sıvılaşanleşler de ürer. Bir süre sonra da leşten iri, arıya benzeyen sürüyle sinek çıkar.

Aslında iğnesiz arı sineğinin sadece iki kanadı vardır. Oysa arılar dört kanatlıdır. Bu sinek sokmaz, artlar sokar. Bu şekilde ‘elde edilen’ arılar bir damla bal bile üretemezler. Ama eski günlerde bütün eğitim, klasikleri okumuş kimselerin elindeydi. Kanıtlardan çok onların sözleri kabul ediliyordu. Aristo ve Ovid leşten arı oluştuğunu söylüyorlardı. O halde ortaya çıkan böceklerin de arı olmaları gerekirdi. Bunu kuşkuyla karşılayan ya da inkar eden adını ve geçim yolunu ve belki de canını tehlikeye atmış olurdu.

 

SPONSORLU BAĞLANTILAR

About volkan

Check Also

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Deniz mahsullerinin bulaşıcı olmasını açıklayan değişik faktörler vardır. Kabuklu deniz ürünleri, deniz altındaki doğal barınaklarda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir