Home / Bilgiler / Böğ
SPONSORLU BAĞLANTILAR

Böğ

Sponsorlu Bağlantılar

Böğler (Solifugae), örümceklerin akrabasıdır. Hayvanlar arasında boylarına göre çeneleri en güçlü olanlar da herhalde yine böğlerdir. Hayvan bilim uzmanları bütün bu gruptan ‘Böğler diye söz ederler. Belki de bunun nedeni bu hayvanların yalancı örümcekler, güneş örümcekleri, rüzgar akrepleri ve deve örümcekleri gibi türlü adları olmasıdır. Bazı uzmanlar ise bu hayvanları ‘güneşten kaçan örümcekler’ diye adlandırır. Çünkü ait oldukları takım ‘Böğler’ ya da ‘Güneşten kaçanlar’ diye bilinir. Bu hayvanlar pek tanınmadığı için sınıflandırma konusunu nispeten önemsiz sayabiliriz.

Böğ, kıllı bir örümceğe benzer ama aslında birçok bakımlardan bu akrabasından farklıdır. Kafası, güçlü çeneleri ve bunları oynatmak için gerekli olan iri kasları yüzünden çok büyükmüş gibi durur. Göğüs üç ayrı parçadan oluşur. Karın da yine parçalara ayrılmıştır. Görünüşte böğün beş çift bacağı olduğu sanılır. Ama ilk çift aslında duyu ayaklarıdır. Bunlar, uzun, güçlü ve çok kıllıdır. Her birinin ucunda bir emici vardır. Böğ bununla düzgün yüzeylere tırmanmayı başarır. Hayvan hareket ederken çenelerini havaya kaldırır ve avını yakalamak için bunlardan yararlanır. Çenelerin arkasmda dört çift bacak bulunur. Böğ bu bacakları genellikle duyarga gibi yukarı kaldırır. Arkadaki çift bacakta raket biçiminde beş organ görülür. Böğ avının hareketlerini izlemek için bunlardan yararlanabilir.

600 cins böğ vardır. Renkleri genellikle sarı, kahverengi ve bazen siyahtır. Birkaçının gövdesinde uzunlamasına çizgiler vardır. Boy 1,25 santimden 5 santime kadar değişir. Daha iri türlerin bacaklarıyla birlikte genişlikleri 15 santimi bulur. Özellikle Afrika ve Arabistan’ın çöl kesimlerinde çok sayıda böğ yaşar. Uzak doğu da Selebes’lere kadar olan bölgede de böğ vardır. Avrupa’da bu hayvan sadece güneydoğu Ispanya’da yaşar. Kuzey Amerika’da Florida’da, Birleşik Devletler’in güneybatı kesimindeki çöllerde ve kuzeyde güneybatı Kanada’ya kadar olan bölgede görülür. Ayrıca Orta Amerika’da ve Güney Amerika’nın kuzey, doğu ve batı bölgelerinin kıyı kesimlerinde de yaşarlar.

sadece karnının zarar görmemesi için yapar. Gece faal olanlar gündüzleri taşların altına saklanır ya da kuma gömülür. Bunun için güçlü çeneleriyle kumu adeta sürer ya da ikinci çift bacaklarıyla kumu  doğru kazar.

Dişi kendi boyunda olan hayvanlara karşı erkekten daha saldırgan davranır. Erkek arka arkaya indirdiği iğnesinden kurtulmak için sağa sola koşarak akrepten kaçar. Dişi ise aksine akrebe saldırır ve onu kuyruğundan, iğnenin hemen arkasından yakalar.

GERÇEK OBUR

Böğ, tamamiyle etçildir. Böcekleri, örümcekleri, akrepleri ve daha küçük böğleri avlar. Ayrıca küçük fare, kuş ve kertenkeleleri de yer. Böğ, duyu ayaklarıyla avını sıkıca tutarak, çenelerinin arasında sağa sola götürür. Ve kurbanını iyice çiğneyerek yumuşak bir hamur haline sokar. Sonra da vücut sıvılarını emer. Böğ hiç su içmez. Belki de bunun nedeni gerekli sıvıları besininden almasıdır. Böğ bulduğu bütün yiyeceği oburca yer ve sonunda zorlukla kımıldayabilecek bir hale girer.

DİŞİ KENDİNDEN GEÇER

Erkek böğün rengi dişininkinden açıktır. Ayrıca dişiden daha faal ve küçüktür, bacakları da daha uzundur. Başı dar, çeneleri daha ufaktır. Belki de yerinden kımıldamayıp savaşan dişi gibi davranmayıp, kaçmasının nedeni de budur. Kur sırasında erkek dişinin vücuduna vurarak onu okşar. Sonunda dişi kendinden geçmiş gibi bir hale girer. Erkek de o zaman saldırma tehlikesi olmadan ona yaklaşabilir. Dişinin jenital açıklığını çenelerinden biriyle aralar. Bir damla sperm salgılayarak bunu diğer çenesiyle alır ve dişinin içine yerleştirir. Ondan sonra da dişi ‘kendisine gelemeden’ hızla oradan kaçar. Dişi yumurtlamak için toprağın derinliklerine girer ve yumurtalar çatlayıncaya kadar yanında bekler. Sonra yavruları için besin bulmaya çıkar. Yavrular, tünelden çıkacak kadar büyüyünceye kadar besler.

İNCİLDE Kİ FARELER

Böğlerin çok görüldüğü yerlerde bunların zehirli olduklarına da inanılır. Aslında böğ zehir salgılayamaz ama güçlü çeneleriyle acı verecek şekilde ısırabilir. Genellikle avını ısırırsa da bazen insanları ısırdığı da olur. Kuzey Afrika çölünün bazı bölümlerinde yaşayan böğün ısırmasının çok acı verdiği söylenir. JL Cloudsley-Thompson Mısırlılar’ın böğün ‘gece sürünerek insanın yatağına girdiğine, kasıktaki deriyi delerek yumurtalarını oraya bıraktığına’ inandıklarından söz etmektedir. Hazar denizi kıyısında, Baku’da yaşayanlar böğlerin ilkbaharda, kış uykusundan kalktıkları zaman zehirli olduklarını ileri sürerler. Zehirin etkisini nötrleştirmek için yara yerinin yağda kaynatılmış diğer bir böğle ovalanması gerektiğini söylerler. Cloudsley-Thompson’a göre Ahti Atik’ te ‘fare’ diye çevrilen İbranice sözle bir tür böğün kastedildiği ve Filistinliler’e azap veren yaraları bu yaratıkların açtığı iddiaları ortaya atılmıştır. Cloudsley-Thompson bunu açıkladıktan sonra şu sözleri eklemektedir. “Bu hayvanların kıllı vücutları ve hızlı hareketleri insanın onları fare sanmasına neden olabilir. Böğler geceleri çölde uyuyan yolculara da saldırırlar.”

SPONSORLU BAĞLANTILAR

About volkan

Check Also

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Deniz mahsullerinin bulaşıcı olmasını açıklayan değişik faktörler vardır. Kabuklu deniz ürünleri, deniz altındaki doğal barınaklarda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir