Home / Bilgiler / Çita
SPONSORLU BAĞLANTILAR

Çita

Sponsorlu Bağlantılar

Çita, büyük kediler’diye tanınan hayvanlardan biridir. Büyük kediler, diğerlerinden çömelme tarzlarıyla ayırt edilir. Bunlar Londra’da, Trafalgar alanındaki aslan heykellerinde görüldüğü gibi çömeldikleri zaman ayaklarını öne doğru çıkarırlar. Küçük kediler ise, evcil türler gibi ayaklarını altlarına alırlar. Büyük kediler küçüklerden daha gürültücüdür. İçlerinden bazıları kükremeleriyle de ün yapmıştır. Çita da bağırır. Bu hayvanın sesi ‘havlamayla karışık bir uluma’diye tanımlanır.

Çita ‘nın bacakları diğer kedilerin bacaklarıyla kıyaslanmayacak kadar uzundur. Hayvanın başı küçüktür, kafa ve gövdenin uzunluğu 120, kuyruk 60 santimdir; yüksekliği 90 santimi biraz geçer, ağırlığı ise 50 kiloya yaklaşabilir. Hayvanın fizik yapısı çevik ve hızlı koşan bir yaratık olduğunu gösterir. Gerçekten çita, dünyanın en hızlı koşan kara hayvanı unvanı üzerinde hak iddia eden yaratıkların başında gelmektedir.

Çitanın postunun temel rengi sarımsı kahverenginden açık griye kadar değişir. Vücudun alt kısmı beyazdır. Gövdenin önemli bir kısmı sık siyah beneklerle kaplıdır. Bunlar kuyrukta birbirlerine karışarak halkalar meydana getirir. Yüzün iki tarafında gözden ağıza kadar inen siyah birer çizgi vardır. 1927’de Rodezya’da ikinci bir tür çita bulunarak “kral çita”adı verilmiştir. Bu hayvanda bazı beneklerin yerini siyah çizgiler almıştır. Çizgiler sırtta ve kuyrukta uzunlamasına, yanlarda eğrilemesinedir. Ne var ki, sadece birkaç örneğe dayandığı için gerçek bir tür olmayıp bir yozlaşma olabilir.

DARALAN ALAN

Çita, Hindistan’dan başlayarak batıya doğru uzanan, Fas ve Rio de Oro’yu aşan, Afrika kıtasını geçerek güney bölgesine kadar inen alanda bulunur. Hayvan, açıklık yerleri tercih eder. Doğu Afrika’nın belirli kesimlerindeki gibi bazı yerlerde, hâlâ oldukça bol sayılır ama, diğer taraflarda ya çok ender görülür, ya da soyu tükenmiştir.

Hindistan’da çita kalmış olmasına imkân görülmemektedir. Hint hayvanları uzmanı olan EP Gee “Hindistanm Vahşi Hayvanları” adlı kitabında, çitanın soyunun yıllar önce tükendiğini yazmıştır. Onaylanmayan bilgilerin dışında, son belge bir gece aynı yerde, suni ışıktan yarar-lanüarak vurulan üç erkek çitayla ilgilidir. XVI. yüzyılda Ekber Şah’ın avlanmak için 1000 çita beslediği düşünülürse, bugünkü durumun gerçekten üzücü olduğu anlaşılır. Şimdi yerli çitanın bulunmaması yüzünden Hintlilerin ileri gelenleri Afrika’dan avcı hayvan getirtmek zorunda kalmışlardır. Hint çitasınm sayısının çok şaşılacak bir şekilde azalmasının tek sebebi kürk, halı ve av ganimeti ticareti değildir. Tarımın yayılması, çitanın yaşadığı çevrenin ortadan kalkmasına yol açmış, hayvanın temel yiyeceği olan siyah ceylan ve benekli geyiğin de birçok kesimlerde soyu tükenmiştir.

Çitalar tek başına yaşayan hayvanlardır. Bazen çiftler halinde avlanırlar. Arada sırada on iki kadar hayvandan oluşan ufak sürüler görülür. Bunlar ya sadece erkeklerden oluşur. Ya da erkek ve dişilerden. Yalnız dişilerin oluşturduğu sürü görülmemiştir.

Çitaların da, diğer kediler gibi tırmaladıkları belirli ağaçlar vardır. Tuzak kurarak çita avlayanlar hayvanın bu alışkanlığından yararlanırlar. Bunlar hayvanın tırmaladığı ağaca ilmikli bir tuzak kurar; eğer gövdedeki tırmalama yerleri tazeyse çitayı avlama şansları hemen hemen kesindir.

Çitalar iyi ama pahalı evcil hayvanlar olabilirler. Oyuncu ve sevgi dolu hayvanlardır. Çok okunan dergilerdeki sürüyle hikaye hayvanların meziyetlerini açıkça gösterir. Ama çitayı sadece hayvan yetiştirmeye alışkın kimseler evlerine almalıdır. Tırnaklarını iyice çekemeyen, 50 kiloluk bir hayvan istemeden karşısındakini yaralayabilir. Ayrıca çitanın normal avlanma alışkanlıklarına dönmesi ve koşan hayvanları kovalamaya başlaması tehlikesi de vardır.

SALDIRAN AVCILAR

Çitanın temel avı küçük toynaklı hayvanlar, özellikle Hindistan’da benekli geyik ve kara ceylan, Afrika’da Thomson ve Grant gazalidir. Çita öküz başlı antilop ve zebra gibi iri hayvanlara da saldırır. Yabani tavşan gibi küçük hayvanlar da herhalde besininin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Ayrıca deve kuşlarını, toy ve beç gibi av kuşlarını da yer.

Çita, avım pusuda bekleyerek yakalar. Avı gerektiği kadar yaklaşınca; bir sıçrayışta atılan, ya da kısa bir mesafeyi koşarak aşan diğer kedilerin aksine; gözüne kestirdiği hayvanın peşine takdir. Sonra ardından koşmaya başlar. Kısa bir koşuda avına kolaylıkla yetişebilir. Ama hayvan fazlaca uzaklaşmışsa o zaman çita yarıştan vazgeçer. Çünkü o şiddetli enerji tüketimi onu yormuştur. Çitanın, avını yakaladığı zaman hayvanı devirdiği ve şah damarını koparmak için boynunu ısırarak zavallıyı çabucak öldürdüğü söylenir.

Çitanın, sadece korkan hayvanlara saldırdığı sandmaktadır. Bir olayda dört çita bir Afrika yaban domuzu yavrusunu korkutmaya çalışmışlardır. Domuz kaçmaya yanaşmamış, istediklerine erişemeyen çitalar da onu bırakarak bir ceylanı öldürmüşlerdir. Eğer bu fikir doğruysa o zaman bundan evde yetiştirilen çitalara karşı ihtiyatla davranılması gerektiği de anlaşılır. Bir çitadan kaçmak hiç de doğru olmasa gerekir.

Uzun yıllar doğu Afrika’da yaşamış olan bir kadının anlattığı diğer bir hikayesi ise çitanın av yöntemlerini açıklamaktadır. Kadın, çitanın birkaç Thomson gazalinden yüz metre ötede oturduğunu görmüş. Çita hayvanlardan birini yakalamaya karar vererek, onlara doğru koşmuş. Rüzgar yönünde gidiyor, gizlenmeye de

gerek görmüyormuş. Gazallar hemen korkmuşlar ama kaçacakları yerde etrafta dolanmaya başlamışlar. Çita birdenbire üzerlerine saldırınca hayvanlar birbirlerinden ayrılarak kaçışmışlar. Ancak çok geç kalmışlar ve çita da gözüne kestirdiği avını yakalamış. Bu hikayenin garip tarafı çitanın kayıtsızca avına yaklaşmasıdır. Hayvanın benekli postundan kamuflaj için yararlanmadığı bellidir. Çok hızlı koşmaya alışık olan gazallar’ın da hemen kaçmaması şaşırtıcı bir şeydir.

ESİRLİK SIRASINDA BAŞARILI ÜREME

Çitaların normal çevrelerindeki üremeleriyle ilgili, ancak birkaç belge vardır. Üremenin bütün yıl boyu olduğu sanılıyor. Dişi bir batında 2-5 yavru doğurur. Doğu Afrika’da yıllarca yapılan gözlemlerden, birinci yıl, ölüm oranının %50 olduğu anlaşılıyor.

Çitanm, insanlarca beslenen büyük kediler arasında, başarıh bir şekilde üretilen sonuncu tür olması şaşdacak şeydir. Bugün bile çita hayvanat bahçelerinde ancak birkaç defa üretilebilmektedir. Hayvanat bahçelerinde ilk başardı üreme 1960 da Almanya’da Krefeld’de sağlanmış ve belgelenmiştir.

Dr. Luciano Spinelli de Romadaki özel hayvanat bahçesinde çitası ’Güzel’in doğurmasını sağlamıştır. Hayvan iki defa doğurmuştur. 1966 ydının ocak ve aralık aylarında. Bunlar esir bir ananın doğurduğu yavrularına başarıyla baktığı

ilk belgelenmiş vakadır. Gebelik 13 hafta sürmüştür. Yavrular doğduğu zaman ağırlıkları 250 gram kadardı. Ondan sonra birkaç hayvanat bahçesi esir çitaların üretilmesi bakımından başarılı oldu. Bunlar arasında Birleşik Devletler’de Milvvaukee, Toledo ve San Diego, Ingiltere’de VVhipsnade ve Fransa’da da Montpellier bulunmaktadır.

BİR ÇİTA NE KADAR HIZLA KOŞAR?

Bugüne kadar bildiğimize göre karada en hızlı koşan hayvan çitadır. Ama hayvanın ne kadar hızlı koşabildiğim gösteren sağlam delil bulmak zordur. Zorluklardan biri, hızın ne kadar bir mesafe için ölçülmesi gerektiğim tesbit etmektir. Bir çita, ancak pek kısa bir mesafeyi büyük bir hızla aşabilir. Birkaç yüz metre sonra da koşudan vazgeçer. Onun için, bir çita, 200 metrelik bir koşuda, bir atleti geçebilir ama, 1500 metrede yarışı tamamlaması ihtimali pek yoktur.

Çok kimse tarafından kabul edilen bir belgeye göre bir çita 600 metreden daha uzunca bir mesafeyi saatte 113 kilometre hızla aşmıştır. Çitanın iki saniye içinde hızım saatte 72 kilometreye çıkarabildiği de iddia edilmiş, daha sonraki yazarlar, en yüksek hızı saatte 96 kilometre olarak kabul etmişlerdir. Çitayı bir otomobille kovalayan kimseler ise bu hızı kuşkuyla karşılamakta hayvanın ancak saatte 50-80 kilometre hızla koşabileceğini ileri sürmektedir. Ama, bozuk topraklarda bir hayvanı kovalamanın ve o arada hız göstergesine bakmanın da, sürati kaybetmenin en iyi yolu olduğu söylenemez. Ayrıca çitanın bu durumda kaçmak için gerçekten çaba gösterip göstermediği de şüphelidir.

Çitanın yeteneği konusunda tartışmaları sona erdirmenin en tatmin edici yolu hayvanı düzgünce ölçülmüş bir yerde koşturmak ve sonucu kronometreyle tesbit etmektir. Bu yöntem denenmiştir. 1920’lerde Londra’da Harringay’de çitaya karşı tazılar yarıştırılmış ama sonuç hayal kırıklığına yol açmıştır. Seyirciler daha çok ikili bahislerle ilgilenmiş, çita da ancak saatte 72 kilometre hızla koşmuştur. Çitanın gerçekten daha da hızlı koşabileceğine inanmak isteyenler, bir düşünceyle kendilerini teselli edebilir. Söz konusu olan, çita aslında pazar akşamı şöminesinin başında oturmayı tercih eden bir insan gibi davranmıştır. Hayvan, ilk atılışta tavşanı yakalayamayınca oturmuş ve eğlenceyi seyre koyulmuştur.

SPONSORLU BAĞLANTILAR

About volkan

Check Also

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Deniz mahsullerinin bulaşıcı olmasını açıklayan değişik faktörler vardır. Kabuklu deniz ürünleri, deniz altındaki doğal barınaklarda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir