Home / Bilgiler / Şempanze
SPONSORLU BAĞLANTILAR

Şempanze

Sponsorlu Bağlantılar

Büyük, kuyruksuz maymunlardan olan şempanze, en fazla incelenen ye sevilen hayvanlardan biridir. Zekâ bakımından insana en yakın olan yaratık da budur. Bilim adamları şempanzenin kafa kapasitesini incelemiş, onu insanlardan önce fezaya yollamışlardır. Çok kimse için şempanze sirkte seyrettiği tanıdık palyaço ve çocukken götürüldüğü hayvanat bahçesinde gördüğü yaratıktır. Ama insanlarca beslenen şempanzenin yetenekleri konusundaki bütün bilgimize rağmen hayvanın, normal hayattaki yaşayışı ancak pek yakınlarda incelenmiştir. Bunun insanlar tarafından beslenenlerin maskaralıklarından çok daha ilginç oldukları anlaşılmaktadır. Şempanzeyi tarife pek gerek yoktur. Gerçek maymunlardan değil, insansı-maymunlardan oldukları için kuyrukları olmaz. Kolları bacaklarından uzundur. Normal olarak dört ayak üstü koşarlar. Ama iki ayak üstünde de yürüyebilirler. O zaman ayak parmaklarını dışa doğru çevirirler. Dik durdukları zaman boyları 90-150 santim kadardır. Tüyleri uzun, sert ve siyahtır. Sadece butların yakınında beyaz bir leke vardır. Yüz, kulaklar, eller ve ayaklar çıplaktır. Yüz siyah, diğerleri ise et rengidir.

ORMAN AİLELERİ

Bir tek tür olan şempanze, Afrika’nın balta girmemiş ormanlarında, aşağı yukarı Niger havzasıyla Angola arasındaki kesimde bulunur. Ağaçların arasında rahatça yaşar. Geceleri uyumak için dallar ve sarmaşıklardan yuva yapar. Ama çok defa besin aramak için yere de iner. Yerde normal olarak dört ayağı üzerinde yürür. Bazen üç ayağı üzerinde koşar, dördüncüsüyle de besinini taşır. Kucak dolusu besin taşırken, arka ayaklarının üzerinde yükselir, gülünç bir şekilde yalpalaya yalpalaya ilerler.

Şempanzeler küçük topluluklar halinde yaşar. Bir şempanze toplumunun üyelerinin sayısı bazen 40’i bulabilir. Ancak, toplumun üyeleri arasındaki bağ zayıftır. Köpek başlı maymun sürülerinde görülen sabit toplum yapısı yoktur. Bir şempanze grubunun üyelerinin sayısı durmadan değişir. Çünkü üyeler tek başlarına dolaşmak.için uzaklaşırlar, ya da böyle bir gezintiden geri dönerler. Toplum hayatındaki tek daimi ünite anne ve yavrusudur. Yavrular, analarının yanında birkaç yıl kaldığı için dişinin yatımda herhangi bir zamanda değişik yaşlarda iki üç yavru bulunabilir. Bir grubun olağan sayısı 3-6 dır. Ama şempanzeler bol ve lezzetli besin kaynağında toplandıkları zaman sayı artar. Ya da dişi kızıştığı zaman, erkekler etrafında toplanır; bu durum birkaç gün sürer.

Bir grup içinde, erkekler, bir toplum düzenine göre sıralanırlar, önemsizler üstün olanlara saygı gösterir. Üstünlük ve hakimiyet yaşa bağlıdır. Bir şempanze fizik bakımından ergin olduğu ve annesinin korunmasından çıktığı andan itibaren toplumda ağır ağır yükselir. Erkeğin mevkini, kısmen gürültülü gövde gösterilerinin, dalları ya da taşları sallayarak saldırmaların, ayakları ormandaki ağaçların kalasa benzeyen desteklerine vurmanın ortaya çıkardığı anlaşılmaktadır. Bazen daha üstün erkeklerin bir besinin zevkini çıkardıkları ve bunu başkalarıyla paylaşmadıkları görüldüğü zaman da yine böyle gösteriler yapılır. Ama şempanzeler güçlü bir erkeğin, kendisinden aşağı olan birinin elinden, besinini almasını önleyecek kadar da mülkiyet hakkım tanımaktadırlar.

İLK YARDIM VE SEVGİ

Şempanzeler bir süre ayrı kaldıktan sonra karşılaştıkları zaman birbirlerini pek insanca bir şekilde selamlarlar. Birbirlerine dokunur hatta el sıkışır ve öpüşürler. Üstün bir erkeğin gelmesi, diğerlerinin saygılarını sunmak üzere çabucak yaklaşmaları için bir işaret sayılır. Bir grubun üyeleri birbirlerine ve kendilerine çeki düzen vererek bir hayli zaman harcarlar. Anneler maddeleri çıkarmak için yavrularının tüylerini araştırır; yavrular büyüdükçe, bu işe ayrılan zaman daha da artar. Kir, diken, ölü deri ve keneler toplanır. Kıymıklar işaret parmaklarıyla sıkmak ya da emmek suretiyle çıkarılır. Böyle karşılıklı yardımlaşma daha da ileri giderek, ilk yardım halini alır. Bir hayvanat bahçesinde bir dişinin, bir keresinde erkek arkadaşına inleyerek yaklaştığı görülmüştür. Dişi oturmuş, diğeri de karşısına yerleşmiştir. Erkek bir eliyle dişinin kafasını sıkıca tutarken, diğeriyle bir gözünün alt kapağını aşağı çekmiştir. Kısa bir muayeneden sonra dişinin gözündeki bir kum tanesini çıkarmış, dişi şempanze belirli bir şekilde rahatlamıştır.

ET İÇİN AVLANMA

Şempanze günün yaklaşık 7 saatini, ağaçta ya da yerde besin almaya ayırır. Besin vermesi ihtimali olan her kaynağı araştırır. Böcek bulmak için kütüklerdeki yarıkları yoklar, kuş yuvalarından yumurta ve yavru çalar. Ama temel yemeği meyve, yaprak ve köklerden oluşur. Özellikle olgunlaşmaya başlayan muzları, yaban incirini çok sever. Şempanzeler bazen çiftliklere saldırdıkları zaman zararlı olabilirler. İri bir erkek şempanze bir oturuşta 50 den fazla muz yiyebilir.

Son zamanlara kadar şempanzenin yediği eti sadece böcekler ve arada sırada da kuşlar ve küçük kemirgenlerden elde ettiği sanılıyordu. Ama artık şempanzenin daha iri hayvanları avladığı da anlaşılmıştır. Bazılarının etten .özellikle hoşlandığı görülmektedir. Şempanzenin alacalı ceylan ve çalı domuzu yavrularını yakaladığı görülmüştür. Köpek başlı maymun ve kolobus türünün yavrularını da avladığı bilinmektedir. Afrika’da birkaç yıl kalarak vahşi şempanzeleri inceleyen İngiliz tabiat bilgini Goodall bu konuda ayrıntılı bilgi vermiş, bir şempanzenin köpek başlı bir maymun yavrusunu yakalayarak hayvanı arka bacaklarından tuttuğunu ve başım yere vurarak parçaladığını bütün ayrıntılarıyla anlatmıştır.

İTAATLİ ÇOCUKLAR

Şempanzeler rasgele cinsel ilişkide bulunur. Bir dişi kızıştığı zaman erkekler onun etrafında loplanır, dalların arasında zıplayıp atlarlar. Hepsi te dişiyle çiftleşirler. Bu bakımdan toplumdaki durumlarının önemi yoktur. Dişinin kızgınlığı birkaç gün sürer. Sonra erkeklerin ilgisi söner.

230 gün kadar sonra bir tek yavru doğar. . İkizler ender görülür. Eğer bu dişinin ilk yavrusuysa hayvan önce ne yapması gerektiğini bilmezmiş gibi davranır. Ama içgüdüsü, diğer yavruları görmenin sağladığı bilgi ve öğrenme sayesinde çok geçmeden küçüğe bakmaya başlar. Yavru 2 yıl tam anlamıyla annesine bağlı kalır. Dişi, yavrusunu küçükken önce göğsünde taşır; büyümeye başlayınca sırtına alır. Dişi şempanzenin yavru bakımı standardı

çok değişiktir. Kimi ideal annedir ve yavrusuna şevkle bakar, onu sevip okşar. Bazıları yavrusunun üstüne fazla düşer ve ‘şımartır’. Bir kısmı ise çocuklarını ihmal eder. Ama bakım ve eğitim standardı genellikle örnek alınacak gibidir. Yavrular çoğunlukla itilip kakılmaz, fazla da şımartılmaz. Ama küçükler ana ve babalarının emirlerine hemen uyarlar. Annelerinin sırtından indikten sonra hatırı sayılacak bir özgürlüğe kavuşur, üstün erkeklerin sırtına korkusuzca tırmanabilirler. Ana, yavruları değişik sürelerle sırtında taşır. Bazen 4 yaşında olmalarına rağmen analarının sırtından inmemiş yavrular görülür. O sırada dişi yeni bir yavru da doğurmuştur. Büyük yavrunun kendi başının çaresine bakması da gerekir. Ama şempanzelerin 6-7 yaşındaki yavrularını kendi elleriyle besledikleri de görülmüştür.

ŞEMPANZELER İÇİN GEREÇLER

Hayvanlardan ayırt etmek için insanlardan bazen, alet yapıcı” diye söz edilir. Atalarımızın ne zaman kuyruksuz maymunlara benzemekten çıkıp, daha insanca bir hale girdiklerine karar vermek zordur. Farkı belirtmek için kullanılan faktörlerden biri alet yapılmasıdır. Diğerleri de iki ayak üstünde yürümek ve konuşmadır. Ama ağır ağır gelişmiş olması gereken diğer özellikler konusunda kesin ve kati açıklamalar yapmak güçtür.

Aletler bazı işlere yardım için kullanılan vücudun bir uzantısı sayılabilecek şeylerdir; pek az hayvanın gereç kullandığı bilinir. İnsanı hayvanlar aleminin geri kalan üyelerinden ayıran gerçek fark, onun yalnız çeşitli aletleri kullanması değil, bunları yapması, tabii cisimlere amacına uygun şekiller vermesidir. Bir cevizi, bir taşla kırmak alet kullanmak demektir. Ama taşı balta haline sokmak alet yapmaktır.

Şempanzeler, insan dışında, aletleri en iyi kullanabilen hayvanlardır. Hayvanat bahçesinde beslenen şempanzelerin bir parsın kafesinin yakınına yerleştirildikleri zaman taş attıkları ve sopaları kaparak salladıkları görülmüştür. Ayrıca şempanzeler, diğer bazı hayvanların hemen hemen içgüdüleriyle yararlandıkları aletleri nasıl kullanacaklarını öğrenmek konusunda kafaca gereken niteliklere sahiptirler. Şempanzeler yetişmeleri imkansız olan muzları almak için sandıkları üst üste koymak ve iki sopayı birbirine geçirmek gibi problemleri çözümlemişlerdir.

Jane Goodall ve diğerlerinin şempanzeleri incelemeleri sonucu bu hayvanların çeşitli aletler kullandıkları anlaşılmıştır. Aletler en çok balı kovandan; karınca ve termitleri yuvalarından çıkarmak için kullanılmaktadır. Şempanze yerden 60-90 santim boyunda çubukları almakta, ya da ağaçtan böyle dallar koparmaktadır. Bunları yuvalara sokarak çıkarmakta sonra da balı ya da karıncaları yalayarak yutmaktadır. Taşlardan ceviz vs. gibi şeyleri kırmak, insanları ve köpek başlı maymunları yiyeceğinin yanından uzaklaştırmak için atarak yararlanmaktadır. Bazen birkaç kilo gelen taşların pek de ustaca olmayan bir şekilde fırlatıldığı görülür. Ama şempanze o sırada iyi de nişan almaktadır. Gereç olarak kullanılan diğer bir şey de yapraklardır. Şempanzelerin yaprakları toplayarak çiğnedikleri, sonra elde ettikleri maddeyi bir sünger gibi kullandıkları görülmüştür. Şempanze bir ağaçtaki çanağa benzeyen oyuğa birikmiş suyu, süngerle almış ve sonra bunu ağzına sıkmıştır. Her çeşit yaprak, muz yendikten sonra yapışkan elleri ve ağzı silmek için kullanılmaktadır.

Şempanzelerin değişik gereçler kullanması, bunlardan bazilarını kendilerinin yapması bakımından daha da ilgi çekicidir. Şempanze, böcek çıkarmak için uygun bir çubuk yapmak amacıyla ince bir dalın kabuğunu soyar, ya da bir bitkinin gövdesini daraltmak için, ince şeritler koparır. Bunlar tabii malzemenin belirli bir işlem için değiştirilmesinin çok belirli işaretleridir. Yaprakların sünger yapmak için çiğnenmesi de bunun bir örneğidir. Artık gereç yapan tek yaratığın insan olmadığı anlaşılmıştır. Ne var ki insanoğlu bu işte akrabalarından daha ustadır.

Vahşi şempanzeler incelenirken son bir gerçek daha ortaya çıkarılmış, yavruların büyüklerin attığı aletlerle oynadığı görülmüştür. Üstelik yavrular daha önce erginlerin bu gereçleri nasıl kullandığını da seyretmişlerdir. Yavrular başlangıçta büyükleri beceriksizce taklide çalışmış 3 yaşındayken bunları ustalıkla kullanmaya başlamışlardır. işte bu fertlerin kuşaktan kuşağa geçen ustalıkları öğrendiği bir kültürün başlangıcıdır.

 

SPONSORLU BAĞLANTILAR

About volkan

Check Also

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Deniz mahsullerinin bulaşıcı olmasını açıklayan değişik faktörler vardır. Kabuklu deniz ürünleri, deniz altındaki doğal barınaklarda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir