Home / Bilgiler / Uçan Sincap
SPONSORLU BAĞLANTILAR

Uçan Sincap

Sponsorlu Bağlantılar

Avustralya’da, bu hayvandan bazen ‘uçan sincap’ diye de söz edilir; sebebi iki hayvanın birbirine benzemesidir. Aslında uçan kuskus, sincapla uzaktan bile akraba değildir. Bu hayvan kanguru ve Amerika keseli sıçanı gibi gerçek bir keseli memelidir.

Avustralya’nın doğu yarısında beş tür yaygındır. Bir tür güneye, Tasmanya ‘nın içine kadar uzanır. Bir ‘Şeker uçanı’ türü ise Yeni Gine’de yaşar. Bunlar üç tiptir: Cüce ya da kuyruğu tüylü uçucu, şeker uçanının 3 türü ve büyük uçan kuskus. İlk tür fare büyüklüğündedir. 15 santimden biraz uzun olan boyunun yarısını kuyruk oluşturur. Üstü zeytinimsi kahverengi, altı beyandır. Şeker uçanları hemen hemen 40 santim uzunluğundadır; bunun yarısı kuyruktur. Bu hayvanların ince ipek gibi tüylen vardır. Sırtlarının rengi griden kahverengine kadar değişir. Sırtta siyah bir çizgi vardır. Alt kısımlar daha açık renktir. Büyük uçan kuskusun 90 santimden uzun olan boyunun 45 santimden daha uzun bir kısmını kuyruk oluşturur. Hayvanın sırtı griden kahverengine kadar değişir. Alt kısımları sarımsıdır. Bütün türler ağaçlarda yaşarlar. Bir ağaçtan diğerine bir planör gibi uçarak geçerler. Şeker uçanının uçma zarı, ön bacaklardan arkadakilere uzanır; dardır ve püsküle benzer uzun tüyleri vardır. Diğerlerinde bu ‘paraşüt’ kürklü bir deriden oluşan bir zar halindedir. Bu zar ön ayağın beşinci parmağından arka ayağın bileğine kadar uzanır. Şeker uçanında kuyruk tüylüdür, yani kuyruğun iki tarafında uzun tüylerden oluşan püsküller vardır. Diğer türlerin kuyrukları ise sık ve uzun tüylüdür, yani post gibidir.

AĞAÇLARIN TEPESİNDE SAKLANIYOR

Tüylü uçan kuskus ya da plan örcünün gözleri ve kulakları tipik gece hayvanlarında olduğu gibi iridir. Uçan kuskusa ender rastlanır. Hayvan ancak bir ağaç kesildiği ya da bir kedi tarafından yakalandığı zaman görülür. Uçan kuskus gündüz ağaçlarda yerden 15 metre yüksekliğe kadar olan kısımdaki deliklerde kıvrılıp yatar, parçalanmış okaliptüs ağacı kabuklarından oluşan bir yuvada gizlenir. Geceleri ağaçtan ağaca planör gibi kayıp uçarak geçer. Bu hayvanın okaliptüs ağaçlarının, özellikle beyaz kabuklu türün bulunduğu yerlerde bol olduğu söylenir. Uçan kuskus, ağaçta pençelerinden yararlanarak kabuğun üzerinde hızla koşar. Düzgün yaprakların üzerinden de kolaylıkla geçebilir. Ayak parmaklarının ucundaki yastık -cıklar bunlara iyice tutunmasını sağlar.

Şeker uçanıyla büyük uçan kuskusun yaşayışı birbirine benzer. Hayvanlar ağaç tepelerinde dolaşırken orada oldukları pek anlaşılmaz. Sadece ağaç kabuğunun hafifçe tırmalandığı ve yaprakların usulca hışırdadığı duyulur; uçuşları ani ve hızlıdır. Ancak bir tesadüf sonucu görülebilir. Büyük uçan kuskusun planör gibi kayma gösterileri gerçekten çok ilginçtir. Bir hayvanın arka arkaya 6 kaymayla 530 metrelik bir mesafeyi aştığı belgelenmiş, uçarak kaydığı bu mesafede ağaçların arasındaki açıklığın 90 metre kadar olduğu da bildirilmiştir. Uçan kuskus kayma sırasında yükseklik kaybeder. Yandaki ağaca erişir erişmez de ondan sonraki uçuş için hızla gövdeden yukarı tırmanır. Bazen hayvanın yere indiği de olur.

HEPSİ DE TATLI ŞEYLERE MERAKLI

Çeşitli türden uçan kuskusların arasında dişler bakımından fark vardır. Cüce uçucunun dişleri böcek yemeye uygundur; Soreksin dişlerine benzer. Cüce uçucu, böcekleri özellikle tatlı sıvı salgılayan yaprak biti ve tanemsi böcek gibi bitki bitlerini yer. Şeker uçanı da böcekleri ve küçük kuşları avlar. Ama temel besini çiçekler, meyveler, tomurcuklar, bal özü ve bitki özü oluşturur. Büyük uçan kuskus sadece yapraklarla çiçekleri, özellikle zamk ağacının yaprak ve çiçeklerini iki türün dişleri otçul hayvanlarda görülen tiptedir.

YARARLI ÜŞÜŞME

Uçan kuskus keseli hayvanlardandır. Dişi, yavrularım kesesinde, keseden çıkacak kadar büyüyünce sırtında taşır. Bu, hiç olmazsa daha küçük türler bakımından doğrudur ve ancak bir tesadüf sonucu anlaşılmıştır. Gün ışığında uçan bir kuskusun üzerine, aralarında Avustralya saksağanlarının da bulunduğu bir sürü kuş saldırmıştır. Bu üşüşme sırasında kuşlardan biri aşağıya doğru dalmış ve uçan kuskusu hızla bir ağaca doğru sürmüştür. Kuskus başım şiddetle bir dala vurarak yere düşmüş, o sarada sırtındaki yavrusu gözükmeden yaklaşmasına yardım ettiği kabul edilir. Ama tavşanın bir kakım karşısında nasıl davrandığını hatırladığımız zaman bu fikri benimsemek zorlaşır. Bu hayvanların dehşete kapılmalarına, kakımı görmelerinin sebep olduğu hemen hemen kesindir. Buna koku da yol açsaydı, yine de postun herhangi bir renginin kamuflaj aracı olarak büyük bir önem taşımadığı anlaşılırdı. Beyaz postun, orman tavuğunun tüyleri gibi, vücut ısısı kaybını azaltması olasılığı vardır.

Bu konu tam anlamıyla incelenmiş olmamakla, beraber deneyler sonucu kakımın postunun renk değiştirmesinin kısmen ısıya, kısmen de günün uzunluğuna bağlı olduğu anlaşılmıştır. Bu iki faktör de değişken olduğu için, birçok başkalaşım görülebilir. Mesela kuzey Amerika’da, bölgenin kuzey kesiminde yaşayan bütün kakımlar kışın beyaza dönüşürler. Güneydekiler ise kızılımsı kalır. Aradaki kesimde ise beyaz, karışık renkli ya da kızılmsı kakımlar görülür. Yine İngiltere’nin güneyinde birkaç ermin beyazlaşır; oysa diğerleri kısmen beyaz, kısmen renkli olurlar. Bu iki çeşit karın pek az olduğu ya da hiç yağmadığı yumuşak kışlarda ortaya çıkabilir. Bunun bir

izahı, ısının geciken bir etkisi olabileceğidir. Yani, bir sonbahar ısı düşmesiyle karşılaşan bir kakım, ondan sonraki sonbaharda hava sıcak olsa bile yine de beyazlaşabilir. Ama güney İngiltere’deki beyaz ya da yarı beyaz kakımların sadece bazı yörelerde görülmesi bu değişikliğin kalıtımla ilgili olduğuna işaret etmektedir.

 

SPONSORLU BAĞLANTILAR

About volkan

Check Also

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Deniz mahsullerinin bulaşıcı olmasını açıklayan değişik faktörler vardır. Kabuklu deniz ürünleri, deniz altındaki doğal barınaklarda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir