Home / Bilgiler / Gergedan
SPONSORLU BAĞLANTILAR

Gergedan

Sponsorlu Bağlantılar

Gergedan bugün soyu tükenmek üzere olan bir hayvandır. Bunun sebebi herkesin yanlışlıkta sandığı gibi hayvanın evrim bakımından başarısızlığı değil, insanlar tarafından öldürülmesidir. Gergedan, akrabası olan at ve tapir gibi her bacağının ağırlığını tek orta parmağa verir. Ama her ayağında yardımcı iki parmak vardır. Gergedan iri gövdesi, çıplak ya da seyrek kıllarla örtülü olan kalın derisi ve burnundaki bir ya da iki boynuzla akrabalarından ayrılır.

Beş gergedan cinsi iki alt familyaya giren dört türü oluşturur. alarındaki farklar, atla zebrada görülenlerden çok daha belirgindir. Boynuz-burunlular alt familyasına giren Asya gergedanlarının hepsi de erginliğe eriştikleri zaman bile kıllıdır. Tek ya da çift olan boynuzları kısadır. Derileri yüzeyde, zırh levhaları gibi, katlar halindedir. Alt köpek dişleri iyice uzundur, fil dişine benzer. Hint gergedanının 1.90 metre, ağırlığı da 2  ton kadar olabilir. Hayvanın derin % kıvrımları olan az kıllı derisinde şişkin yumrular vardır. Kuyruğunun ucunda sert kıllardan oluşmuş fırça gibi bir kısım görülür. Boynuzu tektir. Cava gergedanı 135-165 santim yüksekliğindedir. Ağırlığı 2 tonu bulabilir. Derisindeki kıvrımlar o kadar derin değildir. Omuz kısmındaki kıvrımlar başka türlüdür. Ağ halinde yayılan çatlaklar hayvanın derisini

mozayiklere benzeyen çokgenlere ayırır. Bunların her birinin ortasında kısa bir kıl bulunur, hiç olmazsa gençlerde böyledir. Boynuzu çok kısadır dişide hiç olmayabilir. Sumatra gergedanının yüksekliği 135 santim kadar olur. Ağırlığı 350-900 kilo arasında değişir. Üzerinde şekiller olan derisi sadece vücudun ön kısmında kıvrımlar oluşturur. Bütün hayatı boyunca gövdesi belirli şekilde kıllarla kaplı kalır. Kısa iki boynuzu vardır. Hem Cava hem de Sumatra gergedanları güneydoğu Asya’nın önemli bir kısmında yaygındı. Bugün Sumatra gergedanı eski bölgesinin birçok kesimlerinde dağınık, dar alanlarda bulunmaktadır. Cava türü ise bu ülkedeki küçük bir koruma parkı dışında tanınmamaktadır.

Çift boynuzlular alt familyasından olan Afrika gergedanı kuyruk ucu, kulak kenarları ve kirpikleri dışında tamamiyle tüysüzdür yavruları 4 aylık oluncaya kadar iyice tüylüdürler. Bu gruptaki hayvanlar, diğer bazı özellikleri bakımından da Asya gergedanlarından farklıdır. Mesela birbirine çok yakın, arka arkaya iki uzun boynuzları vardır, ön dişleri yoktur. Derilerindeki kıvrımlar fazla derin değildir. iki cins de ovalarda yaşar. Kara gergedanın yüksekliği 1,65 metre kadar olur. Dudağı sivridir ve kavrama gücü vardır. Beyaz gergedanın yüksekliği 1,90 metre kadardır. Derisi daha düzgündür, kaburga olukları da yoktur. Omzunda bir hörgüç bulunur. Başı uzun, geniş ağzı dört köşedir.

KOKUYLA İŞARET

Gergedanların hiçbiri uzağı göremez. Ama koku ve işitme duyguları çok güçlüdür. Toplumdaki hayvanlar pisliklerini hep bir araya yığarlar, sonunda 1,20 metre boyunda ve 6 metre genişliğinde yığınlar ortaya çıkar. Siyah gergedan yalnız yaşar. Erginlerin %80’i sütten kesilmiş yavruların %50’si yalnız görülür. Yavruların ergin olmayan diğer hayvanlardan bir-ikisiyle dostluk kurduğu görülmemiş bir şey değildir. Bir hayvanın arazisinin büyüklüğü çevreye göre değişir. Verimli Ngorongoro kraterinde, alanın ortalama büyüklüğü 15 kilometrekaredir; ergin olmayan gergedanların alanları daha büyük olur. Olduvai vadisi gibi daha kurak çevrelerde alan 20-35 kilometrekareye çıkar. Kenya’ daki Tsavo Park East’te iklim hemen  men çöl iklimine benzer; burada yaşayan gergedanlar tamamiyle göçebedir ve alan diye bir şey yoktur.

Gergedan genellikle sabah ve akşam faal olur. Akşamları serinlemek için çamurda yuvarlanır. Ngorongoro’dakilerin yaşayışı çok düzenlidir; her gün aynı saatte, aynı yerde görülürler. Ama Tsavo’daki siyah gergedanlar ise daha geniş bir alanda, çok kullanılmış yollardan geçer; suya da ancak 4-6 günde bir inerler.

TOPLUMLA İLGİLİ İNCELİKLER

Her gergedanın arazisi önemli derecede diğerlerin arazisine karışır. İki erkek ya da iki dişi karşılaştıkları zaman ihtiyatlı davranır ve geçici bir dostluk kurabilirler. Erkek, dişiye kısa, ihtiyatlı adımlarla yaklaşır; çok zaman, başını sağa sola sallar. Dişi ona sokulabilir ya da saldırır. O zaman erkek dönerek dört nala uzaklaşır, ve bir daire çizerek tekrar dişiye yaklaşır. Bu birkaç saat sürebilir. Tamamiyle yabancı bir gergedan başka birkaç hayvanın alanlarının bulunduğu bir yere girdiği zaman hepsi birden başlarını eğerek, gözlerini devirirler. Kulaklarını yassıltıp kuyruklarını kaldırarak yeni geleni tehdit ederler. Arada sırada içlerinden biri dudağını bükerek inlemeye benzer, tiz bir ses çıkarır. Yabancı sessizce durur. Alan sahiplerinden biri ona doğru gelir, hayvanın hemen önünde durur. Sonra iki gergedan boynuzlarını sopa ya da kargı gibi kullanarak dövüşürler. Yabancı gerilediği takdirde onu, belki de bir buçuk kilometrelik bir uzaklığa kadar izlerler. Yabancı gergedan sonunda o kesime yerleşebilir.

Bir gergedan bir gübre yığınıyla karşılaştığı zaman koklar, bazen boynuzunu yığının içine sokar. Sonra bacaklarını dimdik tutarak gübrenin içinde yürür. Dışkılamadan sonra, pislik, atılan tekmelerle dağıtılır. Böylece hayvanın ayaklarına, kendi kokusu sindiği gibi komşularının kokusu da siner. Goddard,gergedalaruıbirLand-Rover’in, peşisıra sürüklediği gübrenin kokusunu izlemelerini sağlamıştır. Hayvanlar izi tam olarak takip etmişler, hatta arabanın zigzaglar çizdiği yerlerde aynı şeyi yapmışlardır. Gergedaların çoğu, kendi gübrelerini ya da alanlarının bir kısmmı paylaşan diğerlerinin gübre kokusunu izlemişlerdir.

SİYAH VE BEYAZ GERGEDANLAR SİYAH VE BEYAZ GERGEDANLAR

Siyah gergedan mimoza ve boğa dikeni gibi bodur bitkilerin sürgünlerini ve ince dallarını yer. Bu, kuru dikenlı, tahtamsı besini kavrama gücü olan üst dudağıyla toplar. Çoğunlukla gece beslenir. Ürkek bir hayvandır, kolaylıkla korkar. Saldırganca bir davranış olarak nitelenen hareket çoğunlukla şaşalayan gergedanın ters yönde koşmasıdır. Bazen gerçekten saldırdığı da olur. O zaman başını kaldırarak düşmanına doğru dörtnala gider. Boynuzlarıyla vurmak için son anda kafasını eğer. Hayvan sıkıştrıldığı zaman saatte 55 kilometre hızla koşabilir; saldırdığı sırada ise hızı genellikle 30 kilometredir.
Buna karşılık erkek beyaz gergedan daha dost canlısıdır. O kadar haşin de değildir. Dişiler pek sokulgan sayılmaz. Bunlardan yarısının yanında sadece yavruları görülür. Ama iki ya da daha fazla dişi, yanlarında yavrularıyla ayrı bir alana yerleşebilirler. Beyaz gergedan alçak ovalarda yaşar, sadece otla beslenir. Çok ihtiyatsızdır. Bu yüzden yayılma alanının hemen hemen hepsinde çabucak ortadan kaldırılmıştır. Beyaz gergedan korktuğu zaman kuyruğunu kıvırarak budunun üzerinde bir halka haline sokar, hantal bir koşuşla kaçar. Tırıs koşarken hızı saatte 30 kilometreye yaklaşabilirse de gerekince saatte 40 kilometre hızla koşabilir.

ASYA GERGEDANLARI

Hint gergedanı 3,60 metre boyundaki fil otlarının içinde yaşar. Bunların arasında gide gele, iyice belirli bir hal alan tüneller açar. Beyaz gergedanlar su basmış kırları ve bataklıkları alanlara ayırabilir, buralardan ortak olarak yararlanırlar.

Müşterek bir yıkanma gölcüğü, bir seferde her yaşta, hem dişi, hem erkek, sayısı dokuzu bulabilen hayvanlar tarafından kullanılır. Hayvanların çoğu bir araya sıkışarak suyun içinde yatarlar. Gübre yığınları çamur göllerinin ya da su birikintilerinin yakınındadır. Ya da bunlar tünellerin giriş kısımlarını belirtirler. Hint gergedanın da, Afrika türlerinde görülmeyen bir özellik vardır. Hayvanın ön ayaklarında salgı bezleri bulunur. Gergedan böylece gübreye ek olarak kendi koku izini de bırakır. Hint gergedanı taze ot, ince dal ve su bitkilerini yer. Özellikle yıkandığı gölcüğün yüzeyinde bir hah oluşturan su sümbüllerini. Hayvan kuyruğunu indirerek saatte 40 kilometre hızla koşar. Gündüz faaldir. Gece yarısından şafağa kadar bir de öğleleri yüksek otların arasına gizlenerek uyur.

Cava gergedanı sık ağaçlı ormanlarda yaşar, özellikle ikinci dereceden bir bitki örtüsünün bulunduğu yerleri tercih eder. Temel olarak körpe fidanlarla beslenir. Fidanları iterek kırar ve sadece tepedeki yapraklanı birazım yer. Cava gergedanının, özellikle erkeğin bir alanı vardır. Her gün buradan ayrılır, düzenli bir şekilde etrafta dolaşarak uzaklara gider. Yağmurlar sırasında akar sularda yıkanıp yuvarlanır. Ama kurak mevsimde alçak nemli yerlerden, daha geniş nehirlerden, haliçlerden ya da denizden yararlanır. Gübreyi, Hint gergedanındaki gibi geniş yığınlar halinde toplarsa da, hazan daha dağınıktır, bazen da akarsuların içinde görülür. Erkek,, başka bir yöntem daha uygulayarak kokuyla etrafı işaretler. Çok keskin kokulu turuncu idrarını çalılıkların üzerine püskürtür.

Sumatra gergedanının yaşadığı çevre Cava emsinin çevresine benzer. Hayvan dalları, sürgünleri, yaprakları, mevvaları, likenleri ve mantarları yer. Cava’da 2550 metreye kadar olan yüksek yerlerde bulunduğu için bir ‘dağcı’ olarak ün yapmıştır. Sumatra ve Cava cinslerinin bir arada bulunduğu yerlerde, Cava gergedanı daha alçak topraklarda yaşar. Sumatra gergedanı ise ancak yağmur mevsiminin sonlarına doğru alçak yerleri ziyaret eder.

BİR YIL BAKILIYOR

Erkek gergedanlar, çiftleşmeden önce dişi uğruna kavga edebilirler. Siyah gergedanlar da, erkeklerden biri saldırır ve rakibine 5 metre kala birden durur. Sonra iki hayvan ya boynuzlarıyla birbirlerine vurmaya çalışır ya da boynuzları mızrak gibi kullanırlar. Genellikle daha az saldırgan olan beyaz gergedanda bu kavgalar ölümle sonuçlanabilir.

Gebelik süresi siyah gergedan için 455, Hint cinsi için 486, beyaz için 547 gündür. Doğum 5 dakika kadar sürer; yavru yaklaşık olarak bir saat sonra ayağa kalkar. Sadece beyaz gergedanda ikiz yavrular görülmüştür. Yavru bir haftalıkken ot yemeye başlayabilir. Ama en aşağı bir yıl süt emer. Afrika gergedanının yavrusu doğduğu zaman boyu 50 santim, ağırlığı da 20-25 kilodur. Asya gergedanı yavrusunun boyu omuz hizasında 60 santimdir; ağırlığı 23 kiloya kadar olabilir. Doğduğu zaman ön boynuzun yeri bellidir ve 5 haftalıkken boynuz çıkmaya başlar. 5 ayda 4 santime yaklaşır. Dişi 3 yaşında erkek ise 7 ‘sinde cinsel olgunluğa erişir, insanlar tarafından bakılan gergedanlar 45 yıl yaşamışlardır.

DİŞ VE BOYNUZLA SALDIRI

Gergedanın baş düşmanı insandır ve bu da yeterlidir: Afrika’da aslanlar fırsat buldukları zaman yavru gergedanları, arada sırada da erginleri yakalarlar. Tuzağa düşen, ya da çamura saplanıp kalan ergin gergedanları da sırtlanlar hırpalar. Gergedanlarla filler arasında eski bir düşmanlık olduğu söylenir. Ünlü avcı FC Selous olağanüstü bir olayı kaydetmiş, bir timsahın bir gergedanı suya çektiğini anlatmıştır.

Afrika gergedanı uzun boynuzlarıyla saldırarak, kurbanı bir kaç defa havaya fırlatır. Asya gergedanı daha çok uzun dişleriyle dövüşür ve derin yaralar açabilir. Sumatra gergedanı dişini kullanır, ama hayvanın zaman zaman kurbanı fırlatarak, çiğnediği de söylenir. Afrika’da siyah gergedan ve Asya’da da Sumatra cinsi, biraz da haksız yere çok saldırgan hayvanlar olarak tanıdmıştır.

ÜÇ BOYNUZLU GERGEDANLAR

Gergedan boynuzu, burun derisinden salgılanan ve birbirlerine sıkıca yapışan boru biçimi, kemiksi liflerden oluşur. Bazı siyah gergedanlar da arka arkaya sıralanmış üç boynuz görülür. Zambia’da Young nehri yöresinde çok sayıda üç boynuzlu gergedana rastlanırdı. Siyah gergedanda rekor boyu 1,35 metre, beyaz cins de ise T62,5 santimdir. Ön boynuz çok uzadığı zaman, yalnız yukarıya değil, aynı derecede öne -doğru da büyür. Böyle ileri doğru uzanan boynuzları olan ünlü iki siyah gergedan Amboseli milli parkında yaşayan Çartie ve Gladys’tir. 1959’da her iki hayvan da boynuzlarının önemli bir kısmını kırmış ama bunlar yeniden çabucak uzamaya başlamıştır. 1962’de izinsiz avlanan bazı kimseler Gladys’i öldürmüş, böylece Afrika’nın fotoğrafı güzel çıkan hayvanlarından biri daha ortadan kalkmıştır.

SPONSORLU BAĞLANTILAR

About volkan

Check Also

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Kabuklu Deniz Ürünlerinin Enfeksiyonları

Deniz mahsullerinin bulaşıcı olmasını açıklayan değişik faktörler vardır. Kabuklu deniz ürünleri, deniz altındaki doğal barınaklarda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir