Home / Sağlık / Tetanos Tanısı
SPONSORLU BAĞLANTILAR

Tetanos Tanısı

Sponsorlu Bağlantılar

Nedenleri

Tetanos Tanısı
Tetanos Tanısı

Tetanosun sorumlusu olan “nicolaier” basili, zayıf, ince ve yuvarlak uçlu olup, bir ucunda taşıdığı sporla, çengelli iğneye benzer. Bu basilin salgıladığı kuvvetli zehir, hızla yayılır ve çevresindeki sinirlerin eksenini tahrip ederek bu sinirlerin üzerine yerleşir. Basiller ve bu basillerin sporları toprakta yaşadıkları için, toprak yoluyla iltihaplanan bütün yaralar, tetanosa neden olabilir; hastalık aynı zamanda mikroplu enjeksiyon iğnelerinden, düşüklerden, yeni doğmuş bebeğin göbek kordonunun kesilmesinden sonra da görülebilir. Halk arasında tetanos yapar gerekçesiyle korkuya neden olan eski ve paslı aletler ise, gerçekte çok ender olarak bu mikrobu taşırlar.

Hastalığın gelişmesi

Kuluçka devresi 3 ila 15 gün sürer. Yara iltihaplanır, baş verir ve önce yara çevresinde küçük adale kasılmaları, titreşmeler görülür. Aynı zamanda, arka arkaya kasılmalarla birlikte, bütün refleksler hareketlenir ve ani bir ateş

yükselmesiyle birlikte, şiddetli baş ağrıları, bütün vücudu saran titremeler başlar.

Kasılmalardan sonra, bu kasılmaların etkisiyle oluşan paroksistik (ani olarak gelen) etkiler görülür.

Kasılmaların en çok olduğu bölge, çene kaslarıdır. Çene kasları birbirine kenetlenir (trismus bilateral); ardından yüz kasları tutulur (sardonik yüz); sonra ense kaslarının kasılmasıyla, baş arkaya doğru kayar ve gırtlak borusu belkemiğine dayandığından, nefes alıp

vermek güçleşir. Daha sonra kasılma baştan aşağıya doğru bütün vücuda yayılarak, 2-3 gün içinde bacakları sarar. Kollar, esnekliklerini oldukça geç kaybederler. Tüm bunlara karşın, göz kaslarına birşey olmaz.

Duyarlılık devam eder ve sfinkterlerde (büzücü kaslarda) bozukluk görülmez. Ateş 38° – 39° arasındadır. Hasta bilincini yitirmez, aklı başındadır. Kasılmaların getirdiği paroksistik etkiler en küçük bir çarpma ve gürültüde kendisi gösterir.Nöbet sırasında korku içindeki hasta, yatakta yalnız ense ve topukları üzerinde durabilir. Bunun nedeni kasılmaların çok şiddetlenmiş olmasıdır. Nöbetler iki – üç dakika sürdükten sonra bir gevşeme görülür, ardından kasılmalar yeniden başlar, bu durum hastalığın seyrine göre 50, 100, 200 kez tekrarlanır. Çelişme iyiye doğru giderse, yavaş yavaş paroksistik nöbetlerinin şiddeti azalır ve ateş düşer. Nöbetlerin bazılarında tehlikeler kesintisiz sürer, nabjz, ateşin derecesine bağlı olarak hızlanır ve en tehlikeli durum olan omurilik soğanı iltihabı meydana gelir.

ölüm, 2-3 gün içinde, bir tıkanma veya gırtlak krizi sonucunda olur.

Bu hastalık, iyileşmeden sonra hastada birtakım etkiler bırakır: kasılma, spazm gibi.

• Kuluçka devresi ne kadar uzun ve yara yüzeysel olursa, tetanos o kadar az tehlikelidir.

• Yara ne kadar derin ve akıntılı, kulukça devresi kısa, ateşin ve nabzın yükselmesi hızlı olursa, hastalık o oranda tehlikelidir.

Ayırıcı teşhis

Tetanos kadar tehlike göstermeyen bazı hastalıklar, başlangıçta tetanosla karıştırılabilir.

• Akıl dişlerinin çıkışına bağlı olan ve kolay tanınan çene kilitlenmesi;

• Gayet normal, ateşli olmayan bir genel durumda ortaya çıkan, genellikle sinirsel olan çene kilitlenmeleri;

• Histerik ve epidemik beyin iltihaplanmasına bağlı çene kilitlenmeleri;

• Striknin zehirlenmesi, tetanosunkine benzer arazlara yolaçabilir;

• Çocuklarda ve büyüklerde metabolizmadaki kalsiyum eksikliğinden kaynaklanan kronik tetani, sindirim bozukluk larıyla devam eder ve gerçek kilitlenme yapmaz.

Tedavi

Tedavi önleyici niteliktedir. Tetanosa karşı zorunlu aşılanma, düzenli olarak uygulanırsa, kesin bir koruma sağlar. En ufak kuşkulu bir yarada, uygulanacak serum tedavisi de, aynı görevi görür.

iyileştirme tedavisi, ne yazık ki

olayların % 50’sinde iyi sonuç vermez. Cırtlak spazmlarında ve solunum kaslarındaki kasılmalarda, hasta kliniğe veya hastaneye kaldırılarak, trakeoto-mi (nefes borusunu yararak açma) yapılmalıdır.

Bilinmesi Gerekenler

Yaralının tetanosa karşı korunması, çevresi ve doktor açısından büyük bir sorumluluktur. Hukuksal olmasa bile, Türe biliminde doktorun sorumluluğu kabul edilir. Ve doktor şu nedenlerden dolayı suçlanabilir:

– gerek hastaya tetanos serumu takıl-maması,

– gerek serumun dozu kaçırılarak, hastanın ölümüne yol açılması.

Aslında, tetanos aşısı çoğu ülkelerde zorunlu olup, çocuk 18 aylık olmadan uygulanmalıdır. Aşılanma zorunluluğu çocuğun ilk üç aşı ile bir ek aşıya tabi tutulmasından sonra sona erer. Daha sonrası için önerilen, fakat zorunlu olmayan ek aşılar, çoğunlukla okul çağında uygulanır. Askerde ve bazı mesleklere girerken bu aşı tekrarlanır. Önleyici bir etkisi olan tetanos aşısının yanında, birde önleyici olmayan, fakat kısa sürede ve kesin olarak iyeleştirebi-len serum vardır. Serum tedavisinin, bazı kusurlu tarafları vardır:

• Tetanos serumuyla verilen geçici bağışıklığın süresi, 15 günü geçmez. Eğer serum tekrarlanırsa bu süre daha

da kısalır, hatta ortadan kalkar. Çünkü ilk enjeksiyondaki antikorlar, serumu yokederler.

• Serum enjeksiyonun özellikle bir kezden fazla yapılması, anaflaktik şok yaratabilir (1-2/100 000). Bu tür kazalar, dozun 15’er dakikalık aralarla üç defada zerk edilmesine dayanan Bedreska yöntemiyle önlenebilir.

• İnsan kanından alınmış immunoglo-bulin ilk kan tedavisi (antitetanik gamma T S) kan kazalarını önler ve ortalama iki aylık bir bağışıklık sağlar. Ancak pahalı olan bu ilacın devamlı kullanılması gerekirse, tedavi zorlaşır. Yapılması Gerekenler

Şüpheli bir aletle ciddi bir yaralanma halinde:

• Yara-özenle temizlenmeli, açılarak yabancı maddeler çıkarılmalı, hema-tonlar boşaltılmalıdır. Sonra Dakin solüsyonu ile yıkanıp, pansuman yapılmalıdır.

• Kişinin derhal zehire karşı bağışıklığı sağlanmalıdır. Bu bağışıklık iki şekilde olur:

– yaralının tetanosa karşı gereken aşıları yaptırdığı belgelerle saptanmışsa (en son ek aşıdan 10 yıl geçmemişse) tekrar bir ek aşı yapılmalıdır. Son ek aşının tarihinden o güne kadar üç yıl geçmemişse, bu aşı genellikle gereksizdir.

Her durumda, eğer yaralı çok kan kaybetmişse, aynı zamanda antitetanik gammaglobulin iğnesi yapılacaktır.

– eğer hasta gereken şekilde aşı olmamış ya da çok eskiden olmuşsa, ayrıca aşı olduğu kanıtlanamıyorsa, o zaman serumla aşı birarada yapılmalıdır. Bu durumlarda, önce bir ampul tetanos aşısı, hemen ardından da vücudun başka bir yerine tetanos serumu ya da gammaglobulin zerk edilmelidir.

İki durum ortaya çıkabilir:

• Yaralıda önceden allerji yoktur ve hiçbir zaman at serumu yapılmamıştır. O zaman tetanos serumu azaltılarak birkaç kez eşit oranlarda zerk edilir, ilk enjeksiyonlar sırasında bir reaksiyon görülürse durulmalıdır. Anafilaktik şok halinde adeleden 1 mg. adrenalin, sonra aynı şırıngayla (içinde biraz adrenalin olan) damarlardan bir ampul kortikoid zerk edilir.

• Yaralıda önceden allerji vardır ya da daha önce at serumu yapılmıştır. O zaman adeleden 2 ml.’lik bir ampul (kişi 80 kg.’den ağırsa, kazanın üzerinden 24 saatten fazla zaman geçmişse ya da yara çok derin ve iltihap-lanmışsa) gammaglobulin (antitetanik. gamma T.S) zerk edilir; iki ila dört hafta sonra bir başka emilmiş anatok-sin iğnesi ve bir sonraki yıl ek bir aşı yapılır.

SPONSORLU BAĞLANTILAR

About volkan

Check Also

Hayati Tehlikeler

Hayati Tehlikeler

Tehlikeli Yaralar Akılda tutulması gerekenler • Tetanos aşısı olmamış veya gününü geçirmiş kimselerde görülen her …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir